Sayfalar: / 2 >> doğuda batıda kuzeyde güneyde her yerde en çok tanınan,en ünlü bilim adamı. dahi..öğretmenleri tarafından gerizekalı olduğu söylenen alman fizikçidir..konuşmaya da geç başlamıştır,9 yaşında.. hiroşima ve nagazakiye atılan atom bombalarının icadında büyük rol oynamış bilim adamı... şu sıralar taksimde tişörtleri satılan (hani hiç birşeyden anlamayan yeni yetmelerin einstein ı bir metal grubunun vokalisti sanarak giydikleri tişörtler) dahi bilim adamı. . . hakkında bir öğretmeni için allahın varlığı konusu üzerine bir kapak hazırladığı söylentileri olan dili dışarda adam
ogrencillik hayatinda hic basarilli olamamis fakat daha sonra dunyayi kokunden degistirmis ustun zekali bir insan..
atom bombasinin mucidi.. dilini dışarı çıkardığı bi fotoğrafı bulunan çağının ve her çağın en aşmış insanlarından... mükemmel bir fizikçi olmasına rağmen ilgisiz bir baba olarak bilinmektedir. ayrıca atom bombasının yaratıcısı olduğundan dolayı yararından çok zararı dokunmuştur dünyaya.
(ya da onun bulduğu bir şeyi kötüye kullananlarımı suçlamalı bilemiyorum.) iq su fazlasıyla gelişmiş fakat eq(duygusal zeka)su tabanda kalmış biri olarak bilinmektedir. dil çıkarmayı kendisine yakıştıramadığım bir deha, bilim insanı, iq deposu. 'tanrının düşüncelerini bilmek istiyorum, reisi ayrıntıdan ibaret.'
'dünyadaki en zor şey gelir vergisini anlamaktır.' 'gerçek sadece bir göz yanılsaması olsa da çok ısrarcıdır.' 'tanrının barbut oynamadığına ikna oldum.' 'büyük ruhlar sıklıkla sığ beyinler tarafından muhalefetle karşılaşmışlardır.' gibi özlü sözlerin sahibi, 20. yüzyılın en büyük bilim adamı.* albert einstein 14 mart 1879 da almanya'nın ulm kentinde dünyaya gelmiştir. 4 yaşına kadar hiç konuşmadığı rivayet edilen einstein'ın 4 yaşındaysa birdenbire normal bir insan gibi konuşmaya başladığı söylenir. çocukluğunu münih' te geçirmiş, lise öğrenimini de isviçre' nin zürih kentinde tamamlamıştır. ve sonra 1896'da zürih politeknik enstitüsü'ne (eth) girmiştir. einstein görelilik kuramını geliştirmiş, kuantum mekaniği, istatistiksel mekanik ve kozmoloji dallarına önemli katkılar sağlamıştır. kuramsal fiziğine katkılarından ve fotoelektrik etki olayına getirdiği açıklamadan dolayı 1921 nobel fizik ödülü'ne layık görülmüştür. en önemli teorisi olan izafiyet teorisi 3 bölüme ayrılır. bunlar:
1- newton mekaniğinin yasalarını değiştiren ve kütle ile enerjinin eşdeğerli olduğunu öne süren sınırlı bağlılık (1905); 2- eğrisel ve sonlu olarak düşünülen dört boyutlu bir evrene ait çekim teorisini veren genel bağlılık (1916); 3- elektro-manyetizma ve yerçekimini aynı alanda birleştiren daha geniş kapsamlı teori denemeleri. ilk iki teorinin geçerliliği atom fiziği ve astronomi alanında yapılan deneylerle çok başarılı bir biçimde sınanmıştır; çağdaş fiziğin temel taşları arasında yer alırlar. normal bir insanın, beyninin sadece %2 sini kullandığı düşünülmektedir. bu oranın albert einstein' de ise %15' i bulduğu rivayet edilir. artık nasıl bir deha olduğu hakkında yorum yapmama gerek yok sanırım. en bilinen yönüyle atom bombasının yapılmasına öncülük eden bilim adamıdır da denebilir. son olarak, istemeden de olsa yapılmasına önayak olduğu atom bombası hakkında söylediği güzel bir söz vardır; "ben atomu iyi bir şey için keşfettim,ama insanlar atomla birbirlerini öldürüyorlar" haluk ışındağ ın anılı fıkralar adlı kitabındaki anısı ile beni çok güldürmüş bilim insanıdır.
kar kıyamet silecekler nerdeyse yetişemiyor, ön camın kenarlarında bir karış kar, farlar bile artık yolu gösteremez halde. bir patinaj, bir patinaj daha yirminci yüzyılın dehası albert einstein kalıyor ölüm sessizliğinin içinde. arabadan iniyor, ürkek gözlerle çevresine bakıyor... yok, hiçbir şey yok etrafta, sadece ürpertici bir sessizlik. motordan gelen sesler bile can çekişen bir hastanın son hırıltılarını andırıyor. birden dikkatini uzakta görünen cılız bir ışık çekiyor. bata çıka, erişmeye çalışıyor son ümidine. kapıya geldiğinde kaşları ve o meşhur pos bıyıkları buzdan birer koca somun gibi, yürüyecek hali bile kalmamış, nerdeyse donacak... vardığı yer ise bir manastır ve ünlü bilgini derhal başrahibenin huzuruna çıkartıyorlar. başrahibe son derece kararlıbir sesle: - buradan içeri erkek bir sinek bile giremez !!! einstein saygılı: - ama başrahibem ben bir bilim adamıyım. kimseye zararım dokunmaz. dışarda kalmak, kesinlikle ölümüm demek..! başrahibe bir yanda katı kuralları, diğer yanda vicdanı tam bir ikilem içinde: - peki ama, bizim bir sorunumuz var. eğer onu çözmemize yardımcı olursanız, burada kalmanıza izin verebilirim. burada kırk tane rahibe var. kırkının da sorunu aynı. gece, uykularından uyanıp çılgın davranışlar içinde çırpınıp duruyorlar. bu davranış kıpırdayacak halleri kalmayana kadar devam ediyor ve sonunda uyuya kalıyorlar. einstein dertli: - kıymetli başrahibem, herşeyden önce ben bir matematisyen ve fizikçiyim. ne bir eczacı, ne de bir hekimim. sorunu kendi yöntemlerimle çözmeye çalışacağım. rahibeler bu sorunla uykularında mı karşılaşıyorlar? - evet. - bu, hep geceleri mi oluyor ? - evet. - kaç tane rahibe var demiştiniz ? - 40 einstein kağıt kalemi eline alır ve derhal sayısal düzenini kurar sleepnight s=0 l=1 e=2 e=3 p=4 n=5 i=6 g=7 h=8 t=9 ve başrahibeye - başrahibem bu işte bir terslik var. lütfen gece bölümünden bir, uyku bölümünden iki harf seçer misiniz ? başrahibe rastgele "h" 8, "p" 4 ve "e" 1 sayılarını seçer. einstein: - önce bir tersliği yok edelim 841_148 = 693 - şimdi de gerekli ilacı ekleyelim 693 + 396 = 1089 - kırk rahibelik yeterli doz için 1089 x 40 = 4 3 5 6 0 * işte sevgili başrahibem, aranılan ilaç bu. günde üç kez yemeklerden sonra uygulayabilirseniz, sanırım hiç bir sorununuz kalmaz. başrahibenin bu öyküsünü dinleyen meraklılar, farklı da olsa gece'den bir, uykudan da iki harf seçenler hep aynı ilaçla karşılaşmışlar. aklı ile ovunen kişi, hücresinin genişliği ile övünen mahkuma benzer sözünü söylemiş olan bilim adamı. aylık marksist dergi monthly review'in 1949 yılında çıkan ilk sayısında yer alan niçin sosyalizm adlı makalesinde şunları söyleyen ünlü fizikçi bilim adamı
'birey,toplumda öyle bir konumda ki,maskeler takmasına yol açan egoist dürtüleri sürekli tetikleniyor;yaradılış olarak daha zayıf olan toplumsal güdüleri ise sürekli kötüye doğru gitmekte.toplumdaki konumu her ne olursa olsun tüm insanlar,bu süreç nedeniyle acı çekiyorlar.kendi bencilliklerinin mahkumları olduklarından habersiz,kendilerini güvencesiz,yalnız ve yaşamın o saf, basit ve yalın güzellikleri ellerinden alınmış hissediyorlar.ben,bireylerdeki bu tahribatı kapitalizmin en korkunç kötülüğü olarak görüyorum.bu büyük kötülükleri saf dışı edecek sadece tek bir yol olduğuna inanıyorum.bu yol,toplumsal hedeflere yöneltilmiş bir eğitim sisteminin eşlik edeceği sosyalist bir ekonomin kurulmasıdır.' evinde çok sayıda bulunan aynı şekilde ve aynı renkteki (kahverengi) elbiselerini bıkmadan giyen insan.
bu davranışının nedeni ise 'ne giyeceğim' diye düşünmemek imiş.. bunu öğrendiğim zaman takdir etmiştim düşünce yapısını. otistik olduğu için ınanılmaz bir konsantrasyona sahip olduğu iddia edilen bilim insanı Sayfalar: / 2 >> |