Sayfalar: / 2 >> metallica , led zeppelin(metallica dan sonra ne alakaysa) gibi gruplarla karşılaştırılması gayet abuk olan , "bok at , izi kalsın" mantalitesiyle hakkında ileri geri konuşulan , muhtemelen en fazla 20-30 şarkısı , bir iki konser kaydı dinlenip yorum yapılan ve ne yazık ki yorum yapan kişinin portnoy a laf atıp bonzo nun yarım saatlik solosunu dile getirmediği , belki de getirmeye cesaret edemediği gruptur.
james labrie nin sesi canlı performanslarda pek bir şeye benzemese de , stüdyo kayıtlarında oldukça başarılı olduğu gözlerden kaçmamalı.yine de böyle bir gruba en azından konserlerde yakışmadığı söylenebilir. john myung dan bahsetmeye hiç gerek yoktur , the ytse jam ve under a glass moon ortadadır. john petrucci ise belki de gelmiş geçmiş en iyi progressive metal gitaristlerinden biridir.under a glass moon da jazz , fusion ve rock sentezi solosu , çalınması en zor ve teknik sololardan biridir , tam olarak çalmak için üzerinde en az 6 ay uğraşılmalıdır ve sık sık tekrar yapılmalıdır* her ne kadar kevin moore un gitmesiyle birlikte grubun eski havasına kavuşamayacağı düşünüldüyse de , en sonunda jordan rudess in gelmesiyle birlikte en azından klavyeci boşluğu dolmuştur şimdilik. portnoy hakkında bir yoruma sahip olmak için liquid tension experiment dinlenmeli , liquid drum theater izlenmelidir. kısacası son 15 yıla damgasına vuran , her bir elemanı kendi dalında kelimenin tam anlamıyla virtüöz olan bir gruptur dream theater.çok ileri geri konuşulur hakkında , "duygusuz abi bunlar , gitarist saatte 100 nota basıyo havalara giriyo , davulcu dubaduba gidiyo , basçı lübülübü yapıyo" şeklinde abuk sabuk yorumlar yapılır.bu durumda hollow years , disappear , space-dye vest , finally free , the spirit carries on ve daha birçok dream theater şarkısı , eleştirenlerin suratına suratına vurulmalıdır. severek dinlediğim ama solistlerinden nefret ettiğim, home şarkısında kendimi kaybetmeme sebep olan grup the spirit carries on ve regression gibisi yok (scenes from a memory komple mükemmel), ayrıca burning my soul da güzeldir (bu da falling into infinity den) zamanında metallica ya yapılan abi bok atmalıyım bu gruba çok popülerler mantığının son zamanlardaki kurbanı olan grup.ama bugüne kadar duyduklarımın en komiği portnoy a yapılan davulu bütün grubun önüne koyar ve ayak hızını göstermek için seyirciyi kıçını döner eleştirisidir.modern drummer festival da gerçekleşen bu sahne portnoy un tekniğini seyircinin çeşitli açılardan görmesini sağlamaktır.
(bkz: modern drummer festival 2003) 29 haziran 2007 'de istanbul konseri gerçekleşecek gruptur.
www.mikeportnoy.com/forum/tm.aspx?m=1574065&mpage=1&key=??> günün birinde elemanlarından biri değişecekse -açayım şom ağzımı- o da james labrie olsun dedirtecek kadar sağlam bir kadroya sahip grup... şu alemde tek bir james tanırım, o da hetfield'dır. tabi bir de murphy olanı var o başka 9. studyo albümleri systematic chaos'u 5 haziranda çıkaracak olan grup, 29 haziranda da avrupa turnesi kapsamında 3. kez istanbulda sahne alacaktır..albümün şarkı listesi aşağıdaki gibidir..
1.in the presence of enemies pt.1 (9:00) 2.forsaken (5:36) 3.constant motion (6:55) 4.the dark eternal night (8:51) 5.repentance (10:43) 6.prophets of war (6:01) 7.the ministry of lost souls (14:57) 8.in the presence of enemies pt.2 (16:38) işlerini gayet başarılı yapan hatta abartıp şahane yapan şarkı sözleri konusunda yenilesi yutulası cinsten olmayan şarkılar yapan adamların kurduğu müzik grubu. gitar sesinden nefret eden bünyeleri bile kendilerine aşık etmeyi başarıyorlar.* son albümleri systematic chaos ile bünyeleri bir hayli mest ettiğini düşündüğüm grup. Sayfalar: / 2 >> |