Sayfalar: / 2 >> insanların hiç erinmeyip yaz sıcaktır terleriz,kış soğuktur üşürüz demeden okulun göztepe kapısından taaaa fikirtepe kapısına kadar gelip takıldıkları kafe...yol üstünde hiç kafe yok mu olmaz olur mu... altıgen in alternatifi güzel mekan.halk arasında öğretmenler kantini olarak bilinir.bahçesinde oturup sigara tüttürmek gerçekten çok keyifli.bu arada dev ekranda gün boyu cnbc e açıktır birileri borsayı takip eder ordan. göztepe kampüsünün diğer kantinlerine göre daha sakin daha apolitik bir tavır sergileyen sadece okula gelmek birşeyler öğrenmek,arkadaşlarla hoşça vakit geçirmek isteyenlerin uğradığı kafedir. kesinlikle marmara üniversitesinin merkez kantinle beraber en kötü kantini,en azından benim için öyle.ibrahim tatlıses dinlemekten bıktım "üniversite kantininde ibrahim tatlıses dinlenir mi yaaaaa" şeklindeki isyanlarımızın sebebi olan kantin.nasıl bir psikolojiyle orada ibrahim abimizden "atalım mı arap kızı" şarkısı dinlenir bilinmez.ara sıra dinlenebilir şarkılar çalındığını duyduğumuzda (ki bu çok seyrek olur) dumur olduğumuz mekandır ayrıca.dev ekranda ya kral tv ya da cnbc-e açıktır gün boyunca.çalışanların kibar davrandığı çok sık görülen birşey değildir ya da bize pek denk gelmemiştir. genelde dumanaltı olan ve diğer kantinlerdeki sınıflamanın aksine her çeşit insana rastlayabileceğiniz ve içinden 2 tane ağacın geçtiği kantin.bahçesi de yaz kış güzel olur.ayrıca ekmek arası tavuk sotesi de meşhurdur. bu sene masa ve sandalyeler de değişmiş. marmara üniversitesinin en güzel kantinidir,birçok bölümden insanlar buraya akın ederler,sıcak ve sevimli bir kantindir. bugün rober hatemonun o son şarkısı çaldı marmara cafe de... kasadaki genç elemanla ''lanet olsun pis zenci bana şu kahrolası dolaptan bi su ver'' ve cevaben ''sen o suyla pis beyaz kıçını sil lanet olası'' tadında muhabbetimin olduğu, işletmecileri şirin,et sotesi lezzetli,bahçesi bir tatlı huzur kaynağı hoş bi kantin ki ortamı ve sıcaklığı altıgeni masa-altıgen yapabilecek kapasitededir..ama olmadı şimdi herkes yığılmasın oraya dur... berbat lan ora skim gibi boşver cafe bahçeye devam... okul sınırları içerisinde zamanı en çok geçirdiğim kantinci elemanları enterasan olan, duman altı olan ve paso kral tv izlemek ya da türlü türlü arabesk şarkı dinlemek zorunda bırakılan 11.00 13.00 arası sıkış tepiş olan bölümümüzün kantini.
(bkz: yabancı diller eğitimi bölümü) b.evler kampüsünün uzuun bahçeli havuzunda ördeklerin yüzdüğü, güzel kızların birbiri ardına geçiştiği eğlencesi muhabbeti bol dostluk arkadaşlık kokan kafesi olmasa da bize yeten, kendi yağımızla kavrulduğumuz kafesi. * sabah 7.30 civarı açılır kantimiz. içerde çalışanlardan başka kimse yoktur. bir kaç kişi günün hazırlığını yaparken, diğerleri de akşamdan kalma çaylarını yudumlayıp sigaralarını tüttürürler. sabahın köründe (8.00) gibi gelmiş olan gencimiz geçer bi köşeye ve açar notlarını. muhtemelen 11.00 da sınavı vardır. bi yandan da arabesk çalar musicbox da. aslında bu arabesk olayı kantin çalıştırıcıları tarafından geliştirilmiş mükemmel bir iş yapma tekniğidir. malum bölümümüz öğrencileri entel takıldığından arabesk sevmezler. bu yüzden de sırf arabesk dinlemeyelim diye şarkı seçerler. ve 11.00 gibi dolmaya başlar kantin. kasadaki abla ve bir çalışan ve bir öğrenci arasında şu diyalog gerçekleşir:
çalışan - sizin tatil değil mi bugün? öğrenci - evet tatil... çalışan - e niye geldin o zaman? kasadaki abla - ne yapsınlar akşama kadar yapacak işleri güçleri yok burda takılıyolar... malum diyalogdan da anlaşılabileceği gibi işi gücü olmayanlar oturur bu kantinde. bir köşeye geçip seyredin sabahtan akşama kadar aynı yüzler vardır, hiç değişmez... gün ortasında dolmuştur kantin. tıklım tıklımdır. yabancı dil bölümünden öğretmenler gelir kantine... ve o kalabalıkda kantine gelen hoca tanıdık bi kaç öğrenci topluluğu görüp selam verir. en çok da bu sevdirir bu hocaları. akşam üzeri sakinleşmiştir kantin. siz de oturmaktan sıkılmış gitmek üzeresinizdir. son çaylarımızı da içelim de gidelim dersiniz. kasaya gider 6 çay söylersiniz. kasada ki abla şöyle bi bakar: - e akşam oldu siz de gidin isterseniz evinize ... der kovar gibi... ne diyeceğinizi bilemezsiniz. apartopar, ağzınız yana yana çayınızı bitirir, güzelim mekanı terkedersiniz... canim, guzidem, nadidem, kilometrelerce uzagina gelip de degerini anladigim, benim gozum yahu!!
burda gunler sensiz cok boktan geciyor, senin yerine burda duvarlari domuz kokan restaurantlar var fakulte bodrumlarina gomulu..sabahlari onca yol yuruyerek gelmeme ragmen gozumu dogru duzgun senin nescafe sponsorlugunda yenilenmis masalarinda acabildigim oturaklar yok, cigara alti olsun diye ici hamur disi kitir, plastik cay yaninda bir cirpida mideye indirdigim pogcalar yok, ders aralarinda a.q. en ust kattan kamile hoca yakalamasin diye sigara icmeye indigim , oturak bulamadigimdan mini kokteyl havasinda muzik kutusu-tezgah onu elde caylar bir yandan iki lafin belini kirdigim dost muabbetine doyulmaz 5 dakkalar yok burda..vaktince igrendigim cnbc-e borsa haberleri yok, birak onu dilini anlayabildigim bir kanal bile yok,hatta tv bile yok plazmayi gectim zaten.. burnumda tutenim, tam karninin ortasindan agac gecenim, her karesini ozledigim marmara kafem.. gelene kadar sahip cik kendine, bizim kal emi. lehistandan agiz dolusu cigara dumani yollar, hasretle sararim kokulu bunyeni. bi keresinde 4 tane arka arkaya durum yedıgım yer. aslında güzel yapıyorlar bir de garsonları atik olsa Sayfalar: / 2 >> |