a clockwork orange  *

ba$lik icinde ara
  1. ilk film formatında tanıştığım, sonraları aslında bir kitap olduğunu öğrendiğim muhteşem eser.. stanley kubrick imzalı filmi kesinlikle izlenmelidir. sanat severler ve felsefi konulardan hoşlananlara şiddetle tavsiye edilir
    autowah|13/10/2006 15:26


  2. ----------spoiler-----------

    anthony burgess in bir kitabıdır.kitaptan daha ziyade stanley kubrick tarafından çekilen film olarak bilinir.gerçi film ile kitap ayrı ayrı değerlendirilmelidir.zira ikisininde ayrı bir tadı vardır.filmin başrolünü malcolm mcdowell üstlenmiştir ve muhteşem bir performans sergilemiştir.film hiçbir ahlak felsefesini tanımayan alex in hikayesini anlatır.brother ları ile birlikte sayısız pisliğe bulaşmış ve günün birinde brother larının kendisini satmasından dolayı yakalanıp hapse tıkılmıştır. hapisten çıkabilmek adına devletin yeni uygulamaya koyduğu bir rehabilite deneyine katılan alex, beethoven ın 9.senfonisi eşliğinde gözlerinin zorla açık tutularak nazi işkencelerinin izlettirildiği vb deneylere maruz kalır. bunu vb deneyleri yapmalarındaki amaç alexin bilinçaltını etkileyip daha önce yaptığı davranışların ne kadar acımasızca olduğunun anlatılmaya çalışılması ve kendisine saldırılsa bile karşılık veremeyen bir robota dönüştürülmesidir.başarılı da olunmuştur(pavlovun köpeği misali).ama bir yere kadar. lakin filmin sonunda alex özüne dönmüştür.sebebi de filmin ikinci bölümünden anlaşılır.bu bakımdan filmi 2 bölüm halinde incelemek gerekir.1. bölümde alex in yediği bokları izleriz 2. bölümde ise geçmişte acı çektirdiği insanların bir bir intikam almalarını seyrederiz. intikamların bir bir alınmasından sonra deney tabi ellerinde patlamıştır. film boyun eğen, robotlatmış ingiliz halkına bir göndermedir.
    dönemine göre oldukça cesaret gerektiren bir yapıttır.zira yıllarca yasaklanmıştır.acaba kitaptaki bazı şeyler de filme konsa nolurdu diye düşünmeden edemiyorum.
    bu arada filmdeki bir sevişme sahnesi vardır ki gördüğüm en enterasan sevişme sahnesidir.belirtmeden edemeyeceğim.bunun yanı sıra filme çok hoş ayrıntılar da gizlidir. dikkatli izlenmesi hususunda uyarılır.tekrar tekrar izlemekten hiç bir zaman bıkmayacağım herhalde.(öyle ki repliklerini ezberleme noktasına gelmiş bulunmaktayım).lakin herkes kaldıramayabilir o da ayrı mesele.
    bunun yanısıra yazarın karısına tecavüz ederken frank sinatra nın singing in the rain şarkısını söyleyen alex in tavırları pek bir izlenilesidir.filmin 2. bölümünde alex i tanımayıp seni bir makineye dönüştürmüşler,toplumun kabullendiği davranış biçimlerini senin de kabul etmeni, buna boyun eğmeni sağlamışlar,sen sadece iyilik yapmaya programlanan bir makinasın diyen ve ona kapısını açan yazarın belli bir müddet sonra alex i banyoda söylediği singing in the rain şarkısı ile tanıması ve işkence etme yoluna gitmesi de insanın yeri geldiğinde nasıl şiddet yanlısı olabileceğini açık bir şekilde gözler önüne sermektedir.
    filmin dili gereği türkçe dublajdan kaçınılması konusunda önemle uyarılır. aksi taktirde gereken tadın alınamayacağı o yoğun ingiliz argosunun duyulamayacağı aşikardır.
    (bkz: anthony burgess) (bkz: stanley kubrick) (bkz: malcolm mcdowal)

    -------spoiler---------
    eloy|21/10/2006 21:54 ~


  3. (bkz: otomatik portakal)
    autowah|22/10/2006 11:37


  4. kitabı okuduktan sonra izlendiğinde hüsrana uğratmayan ,özellikle 9.senfoni yorumuyla hayranlık bıraktıran,şiddet temalı kült film
    donnie|3/11/2006 08:49 ~


  5. evde anne varken izlenmemesi gereken bir kubrick filmi lakin zart diye odaya girip ilginç bir sahne gördüğünde aaaa o ne beee neler izliyosun sen öyle manyak!! diye birşey işitebilirsiniz..
    elmayra|3/11/2006 12:39


  6. stanley kubrick in 1972 yapimi 70lerin renklerini geometrisini desenlerini cok guzel islemis olan kult film
    blueberry|3/11/2006 13:22


  7. söylenenlere göre kitabın ya da filmin ismi tükçeye yanlış çevrilmiştir.zaten filmi izleyenler bilirlerki otomatik portakal isminin filmle bi alakası yoktur.orjinal isim a clockwork orange dır ki burdaki orange portakal değil insan anlamını taşımaktadır.hatta orangutan kelimesiyle aynı kökten geldiğide iddaalar arasındadır
    (bkz: ben onun yalancısıyım)
    boundary|13/11/2006 15:23


  8. teknolojinin bize katacağı yeniliklerden olmasını umduğum kendi kendini sıkabilen portakala verilen isim.
    zeratul|13/11/2006 16:28


  9. türkçe'ye çevirisinin aziz üstel tarafından yapıldığı anthony burgess eseri...
    nn|30/11/2006 02:50 ~


  10. filmde kullanılan değişik ingilizce'nin sebebi kubric'in gelecekte rus kültürünün dünya üzerindeki egemen kültür olacağına dair inancıdır.
    (bkz: nadsat)

    aynı zamanda alex'in singing in the rain şarkısı eşliğindeki tecavüz sahnesinde kamerayı bizzat kubric kullanmıştır.


    mczeytin|5/1/2007 14:16 ~


  11. (bkz: hi hi hi there)
    nanikatak|5/1/2007 15:48


  12. gerçekte var olmayan bir zamanda geçtiğini hissettiren kubrick şaheseri.öyle bir filmdir ki,izlerken filmde ki atmosferden,kullanılan renkler ve ögelerden ''işte bir kubrick filmi'' demeniz çok da zor değildir.klasik müzik eşliğinde öldürülen adamlar,gerçek üstü karakterler,kişinin içindeki şiddet olgusunun çok güzel bir biçimde ifade edilmesi,filmi izlenilir kılmaya yetiyorda artıyor bile.ayrıca ustanın en bilinen eseridir.kişisel kanaatimce de the shining,paths of glory ve full metal jacket ile birlikte en iyi eseridir

  13. aşırı şiddet ve vahşilik te şiddetten arınmak ve pasiflikte hastalıktır.filmden ve kitaptan cıkarılması gereken sonuc budur.insan ne tamamiyle hayvan güdüleriyle yaşayabilir ne de o güdülersiz yaşayabilir.insan denen yaratık ikisinin ortasında bir yerdedir.öyle olmayanlar ise filmdeki deyişle hastadır.nitekim alex 2 türlü hastalıgı da yaşamıştır.
    tunn|11/6/2007 21:49


  14. insanı garip ruh hallerine sokan tam bir stanley kubrick filmi. hapishanedeki peder, sonradan polis olarak karşımıza çıkan çete elemanları, hükümete karşı tutumlar gibi kinayeli durumlar vardır filmde

    k|19/7/2007 14:31


  15. kubrick bagimlisi olmak icin atilacak ilk adim, 2.si icin (bkz: the shining)
    temasinin orijinalligiyle yine olagandan farkli seyler sunuyor, olayin erdem kismiyla ilgilenirken yapilanin aslinda erdem olup olmadigi sorusunu pat diye ortaya atilyor, irkiliyorsaniz haklisiniz.
    yine rahatsiz edici kareleri var, yoruyor, siddetli bir durtu salgilatiyor, vazgecip kapatmak niyetinde olursaniz haksizsiniz, o denli deger ki izlemeye.
    nefretli garip bir tutkum var benim otomatik portakala, ne vakit gelse izlemem lakin bazen durduk yere olsa da izlesem diye tutusurum. film degil zahir ben azcik sakatim.


  16. beethoven ın 9. senfonisi filme eşlik eder.
    hexagon sun|26/9/2008 00:41


  17. umut sarıkaya'nın -değindi mi bilmiyorum ama- değinmesi gereken bir film...bu filmi requiem for a dream , eternal sunshine of spotless mind vb. filmler kategorisine koymak mümkündür çünkü...böyle filmler sohbetler içinde "kötü film ulan bu" şeklinde tartışılamaz sikerler adamın belasını , götünden kan çekerler anadın mı?

    (bkz: umut sarıkaya değinmeli yoksa komik olmaz diye düşünen güruh)
    prettykesh|26/9/2008 01:22 ~


  18. etrafınızda izlememiş birileri varsa izletmeniz gereken filmdir. ayrıca how i met your mother'da ted için star wars ne ise*, benim için de bu film odur.
    dada|26/9/2008 02:40 ~





sayfa üretim süresi:0.00101
sozlukmarmara.com 2006
sözlüğe yazılanların hiçbiri doğru değildir,yalandır,kuru gürültüdür.Ona buna hakaret edip sözlüğün başını belaya sokmayın,valla sonra sorarlarsa tanımıyoz deriz.Yazılanlardan yazar sorumludur ancak yazıların telif hakkı sozlukmarmara.com'a aittir.Sözlüğün 18 yaşından küçükler için zararlı olduğu saptanmıştır.Ancak yetişkinler için göz bozukluğu,uykusuzluk,cinsel isteksizlik,kol ve bacaklarda uyuşma dışında bir yan etki saptanmamıştır.beklenmeyen bir etkiyle karşılaştığınızda doktorunuza danışmayınız,hele bize hiç danışmayınız.
İletiş sitemap RSS